Pankreas kanseri genetik testi, hastada kalıtsal kanser yatkınlığına neden olabilecek genetik değişikliklerin ve/veya pankreas tümörüne özgü moleküler değişikliklerin araştırılmasıdır. Genetik test sonucunda elde edilen bilgiler bazı hastalarda tedavi seçimini etkileyebilirken, kalıtsal bir genetik değişiklik saptanması durumunda aile bireylerinin kanser riskinin değerlendirilmesine de yardımcı olabilir.

Pankreas kanserinde genetik test denildiğinde aslında iki farklı incelemeden söz edilir: germline (kalıtsal) genetik test ve somatik, yani tümöre ait moleküler test. Bu iki analiz birbirinin yerine geçmez ve farklı sorulara yanıt verir.
Güncel yaklaşımda özellikle pankreatik duktal adenokarsinom (PDAC) tanısı alan hastalarda ailede kanser öyküsü bulunmasa bile germline genetik testin değerlendirilmesi önemlidir. Çünkü kalıtsal patojenik varyant taşıyan hastaların bir bölümünde belirgin bir aile öyküsü bulunmayabilir. Güncel yayınlar ve uluslararası öneriler, pankreatik adenokarsinomlu hastalarda germline genetik testin rutin klinik değerlendirmeye dahil edilmesini desteklemektedir.
Pankreas kanserinde genetik inceleme iki temel amaçla yapılabilir.
Germline genetik test, kişinin doğuştan taşıdığı ve vücudundaki hemen hemen bütün hücrelerde bulunan genetik değişiklikleri araştırır. Bu değişiklikler anne veya babadan aktarılmış olabilir ve bazıları çocuklara da geçebilir. BRCA1, BRCA2, PALB2, ATM ve CDKN2A gibi genlerde bulunan bazı patojenik varyantlar pankreas kanseri gelişme riskini artırabilir.
Tümör genetik testi veya somatik moleküler test ise kanser hücrelerinin yaşam boyunca kazandığı değişiklikleri araştırır. KRAS, BRAF veya NRG1 gibi moleküler değişikliklerin tümörde bulunması, bu değişikliklerin mutlaka kalıtsal olduğu anlamına gelmez.
Bu nedenle pankreas kanserinde “genetik test yapıldı” denildiğinde hangi testin yapıldığı mutlaka bilinmelidir.
Pankreas kanserinde genetik test yalnızca kanserin neden geliştiğini anlamaya yönelik akademik bir inceleme değildir. Elde edilen sonuçların bazı hastalarda doğrudan klinik karşılığı olabilir.
Örneğin BRCA1 veya BRCA2 gibi DNA tamir mekanizmalarında görev alan genlerde patojenik değişiklik bulunan bazı pankreas kanserlerinin platin içeren kemoterapilere daha duyarlı olabileceği bilinmektedir. Metastatik pankreas adenokarsinomunda germline BRCA1 veya BRCA2 değişikliği bulunan ve ilk basamak platin bazlı tedavide hastalığı ilerlemeyen belirli hastalarda PARP inhibitörü olaparib bir tedavi seçeneği olarak kullanılabilmektedir.
Genetik incelemelerin bir diğer önemi ise aile bireyleriyle ilgilidir. Kalıtsal patojenik bir varyant bulunursa kişinin birinci derece akrabalarının da genetik danışmanlık açısından değerlendirilmesi gerekebilir.
Dolayısıyla sonuç yalnızca hastanın mevcut tedavisi için değil, ailesindeki sağlıklı bireylerin gelecekteki kanser riskinin değerlendirilmesi açısından da önem taşıyabilir.
İncelenecek genler kullanılan test paneline ve testin amacına göre değişir. Kalıtsal pankreas kanseri yatkınlığı açısından klinik olarak önemli olabilen genler arasında BRCA1, BRCA2, PALB2, ATM, CDKN2A, STK11, TP53 ve Lynch sendromu ile ilişkili DNA mismatch repair genleri bulunabilir.
Özellikle BRCA1, BRCA2, PALB2 ve ATM DNA hasarının onarılmasında görev alan genlerdir. Bu genlerde işlev kaybına yol açan kalıtsal değişiklikler bazı kişilerde pankreas kanseri yatkınlığını artırabilir.
CDKN2A değişiklikleri ailesel melanom ve pankreas kanseri yatkınlığı ile ilişkili olabilirken, STK11 değişiklikleri Peutz-Jeghers sendromu ile ilişkilidir. MLH1, MSH2, MSH6 ve PMS2 gibi genlerdeki belirli germline değişiklikler ise Lynch sendromunun bir parçası olabilir.
Bu nedenle pankreas kanseri genetik değerlendirmesi yalnızca BRCA testi olarak düşünülmemelidir. Kişinin klinik ve aile öyküsüne göre uygun bir çoklu gen paneli daha kapsamlı bilgi sağlayabilir.
BRCA genleri daha çok meme ve yumurtalık kanseri ile bilinse de pankreas kanseri açısından da önemlidir.
BRCA1 ve özellikle BRCA2 genindeki bazı kalıtsal patojenik varyantlar, pankreas kanseri gelişme riskinde artışla ilişkilidir. NCI verilerine göre pankreatik adenokarsinomlu hastaların bir bölümünde germline BRCA1 veya BRCA2 değişiklikleri saptanabilmektedir.
BRCA sonucunun iki önemli klinik karşılığı vardır. Birincisi, hastanın tedavi seçeneklerini etkileyebilmesidir. İkincisi ise değişikliğin germline olması durumunda aile bireyleri açısından kalıtsal kanser yatkınlığının araştırılmasına olanak sağlamasıdır.
Ancak tümör dokusunda BRCA değişikliği bulunması ile kandan yapılan germline BRCA testinde değişiklik bulunması aynı şey değildir. Tümörde saptanan bir BRCA değişikliğinin kalıtsal olup olmadığını belirlemek için gerektiğinde ayrıca germline analiz yapılmalıdır.
Germline test için genellikle periferik kan örneği kullanılır. Bazı testlerde tükürük veya yanak içi sürüntü örnekleri de kullanılabilir.
Bu testte tümör hücresi değil, kişinin doğuştan taşıdığı genetik yapı incelenir. Amaç pankreas kanseri gelişimine katkıda bulunabilecek kalıtsal bir kanser yatkınlığı bulunup bulunmadığını belirlemektir.
Pankreas kanserinde germline test açısından önemli noktalardan biri, ailede kanser olmamasının kalıtsal değişikliği dışlamamasıdır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda aile öyküsüne göre seçilmeyen pankreas kanseri hastalarında da klinik açıdan önemli germline patojenik varyantlar saptanmıştır. Bu nedenle yalnızca ailesinde pankreas, meme veya yumurtalık kanseri bulunan hastaların test edilmesi yaklaşımı önemli hastaların gözden kaçmasına neden olabilir.
Tümör moleküler profillemesinde pankreas kanseri hücrelerinde bulunan genetik değişiklikler araştırılır.
Analiz için ameliyat veya biyopsi sırasında alınmış ve patoloji laboratuvarında saklanan tümör dokusu kullanılabilir. Genellikle parafin blok içindeki tümör dokusundan DNA ve gerektiğinde RNA elde edilerek moleküler analiz gerçekleştirilir.
Pankreas kanserlerinin büyük çoğunluğunda KRAS yolak değişiklikleri bulunur. Bununla birlikte daha seyrek görülen bazı genetik değişiklikler klinik açıdan oldukça önemli olabilir. NCI, pankreas kanserinde moleküler testlerin bazı hastaların hedefe yönelik tedavilere uygun olup olmadığının belirlenmesine yardımcı olabileceğini vurgulamaktadır.
Bu nedenle tümör moleküler profilinin yalnızca sık görülen genleri değil, nadir fakat tedavi açısından önemli olabilecek değişiklikleri de değerlendirebilmesi önemlidir.
NGS (Next Generation Sequencing – Yeni Nesil Dizileme), aynı örnek üzerinden çok sayıda genin ve genetik bölgenin birlikte incelenmesini sağlayan gelişmiş moleküler analiz yöntemidir.
Tek tek genlerin ayrı testlerle araştırılması yerine uygun bir NGS paneliyle aynı anda çok sayıda moleküler değişiklik değerlendirilebilir.
Kullanılan panel ve teknolojiye bağlı olarak nokta mutasyonları, küçük delesyon ve insersiyonlar, kopya sayısı değişiklikleri ve bazı gen füzyonları araştırılabilir. RNA tabanlı analizler özellikle NTRK veya NRG1 gibi gen füzyonlarının araştırılmasında önemli olabilir.
Ancak “NGS yapıldı” ifadesi tek başına testin kapsamını göstermez. Her NGS paneli aynı değildir. Panelde hangi genlerin bulunduğu, DNA'nın yanında RNA analizi yapılıp yapılmadığı ve hangi değişiklik türlerinin araştırılabildiği rapor değerlendirilirken dikkate alınmalıdır.
KRAS, pankreatik duktal adenokarsinomun moleküler biyolojisindeki en önemli genlerden biridir. Pankreas adenokarsinomlarının büyük çoğunluğunda KRAS geninde aktive edici değişiklikler bulunur.
Uzun yıllar boyunca KRAS, doğrudan ilaçla hedeflenmesi oldukça güç bir molekül olarak kabul edildi. Ancak son yıllarda RAS/KRAS yolaklarını hedefleyen tedavilerde önemli gelişmeler yaşanmıştır.
Bu nedenle raporda yalnızca “KRAS pozitif” yazılması yerine değişikliğin tam olarak hangi varyant olduğu önemlidir.
Bunun tersine, tümörde KRAS değişikliği bulunmaması da önemli bir moleküler ipucu olabilir. KRAS wild-type pankreas tümörlerinde füzyonlar veya diğer nadir hedeflenebilir moleküler değişikliklerin araştırılması özellikle önem kazanabilir.
Bazı tümörlerde DNA kopyalanması sırasında oluşan hataları düzelten mismatch repair sistemi düzgün çalışmaz. Buna dMMR (mismatch repair deficiency) adı verilir.
Bu bozukluk tümörde MSI-H (yüksek mikrosatellit instabilitesi) gelişmesine neden olabilir.
MSI-H/dMMR pankreas kanserinde sık görülen bir özellik değildir. Ancak saptandığında tedavi açısından önemli olabilir. Çünkü MSI-H veya dMMR özelliğine sahip ileri solid tümörlerde bazı immünoterapiler tümörün kaynaklandığı organdan bağımsız olarak kullanılabilmektedir.
Ayrıca dMMR/MSI-H sonucu bazı hastalarda Lynch sendromu olasılığını da gündeme getirebilir. Bu durumda germline genetik değerlendirme gerekebilir.
Bu değişiklikler nadirdir ancak bulunduğunda klinik açıdan çok değerli olabilir.
NTRK gen füzyonları farklı kanser türlerinde görülebilen nadir moleküler değişikliklerdir. NTRK füzyonu bulunan uygun ileri solid tümörlerde TRK inhibitörleri kullanılabilmektedir.
Pankreas adenokarsinomunda önemli hale gelen bir başka moleküler değişiklik ise NRG1 füzyonudur.
NRG1 füzyonu özellikle belirli KRAS wild-type pankreas kanserlerinde görülebilir. ABD FDA, Aralık 2024'te daha önce sistemik tedavi almış, ileri veya metastatik NRG1 füzyon pozitif pankreas adenokarsinomu için zenocutuzumab tedavisine hızlandırılmış onay vermiştir.
Bu gelişmeler, pankreas kanserinde nadir moleküler değişikliklerin araştırılmasının neden önemli olabileceğini göstermektedir.
Bazı hastalarda yeterli tümör dokusu bulunmayabilir veya yeni bir biyopsi alınması zor olabilir. Böyle durumlarda kanda dolaşan tümöre ait DNA parçalarının incelendiği likit biyopsi (ctDNA) yöntemleri değerlendirilebilir.
Likit biyopsi ile bazı somatik değişikliklerin araştırılması mümkün olabilir. Ancak kandan yapılan tümör analizinin negatif olması, tümörde hiçbir moleküler değişiklik olmadığı anlamına gelmez.
Özellikle tümörün kana yeterince DNA bırakmadığı durumlarda test yanlış negatif sonuç verebilir. Bu nedenle klinik olarak gerekli ve mümkün olduğunda negatif likit biyopsi sonucunun doku temelli analizle tamamlanması düşünülebilir.
Ayrıca likit biyopsi ile germline genetik test birbirinden farklı incelemelerdir. İkisinde de kan alınabilmesi bu testlerin aynı olduğu anlamına gelmez.
Hayır. Pankreas kanseri genetik testi, tek başına pankreas kanseri tanısı koyan veya sağlıklı kişilerde kanseri erken teşhis eden bir test değildir.
Pankreas kanserinin tanısı; hastanın klinik bulguları, görüntüleme yöntemleri, endoskopik ultrasonografi, biyopsi ve patolojik değerlendirme gibi yöntemlerle konulur.
Benzer şekilde CA 19-9 da genetik test değildir.
Germline genetik testte pankreas kanseri yatkınlığı ile ilişkili bir değişiklik saptanması kişinin mutlaka pankreas kanseri olacağı anlamına gelmez. Bu sonuç yalnızca kanser gelişme riskinin belirli ölçüde artmış olabileceğini gösterir.
Germline testte patojenik veya olası patojenik bir varyant bulunması halinde sonuç yalnızca pankreas kanseri tanısı almış kişiyi ilgilendirmez.
Değişikliğin türüne göre anne, baba, kardeşler veya çocuklar da aynı genetik değişikliği taşıyor olabilir. Bu nedenle ailede bilinen bir patojenik varyant varsa sağlıklı akrabalar için hedeflenmiş genetik test gündeme gelebilir. Bu uygulama sıklıkla kaskad test olarak adlandırılır.
Genetik değişikliği taşıyan sağlıklı aile bireylerinde yalnızca pankreas kanseri değil, ilgili gene bağlı olarak meme, yumurtalık, prostat, melanom, kolorektal kanser veya başka kanserler açısından da özel takip programları gerekebilir.
Bu nedenle germline test sonucunun tıbbi genetik uzmanı tarafından aile öyküsü ile birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Genetik raporlarda zaman zaman VUS (Variant of Uncertain Significance – Klinik Önemi Belirsiz Varyant) ifadesi görülebilir.
VUS, ilgili DNA değişikliğinin saptandığını ancak mevcut bilimsel verilerin bu değişikliğin hastalık oluşturup oluşturmadığını söylemek için yeterli olmadığını ifade eder.
VUS sonucu “kanser geni bulundu” şeklinde yorumlanmamalıdır. Benzer şekilde yalnızca VUS nedeniyle sağlıklı aile bireylerinde cerrahi veya yoğun kanser tarama programları planlanması genel olarak uygun değildir.
Bilimsel bilgiler geliştikçe bazı VUS'ların sınıflandırması değişebilir.
Hayır. Negatif sonuç değerlendirilirken hangi genlerin ve hangi varyant türlerinin araştırıldığı bilinmelidir.
Bir panelde patojenik varyant saptanmaması, kişinin ailesinde kesinlikle kalıtsal bir kanser yatkınlığı olmadığı anlamına gelmez. Henüz tanımlanmamış genler, testin teknik olarak kapsamadığı değişiklikler veya mevcut bilimsel bilgilerle yorumlanamayan genetik faktörler bulunabilir.
Bu nedenle güçlü pankreas kanseri aile öyküsü bulunan kişilerde negatif genetik test sonucu da tıbbi genetik uzmanı tarafından klinik öyküyle birlikte değerlendirilmelidir.
Ankara'da pankreas kanseri genetik testi araştıran hastalar için öncelikle yapılacak testin amacı belirlenmelidir. Hastada kalıtsal kanser yatkınlığı mı araştırılacak, yoksa mevcut pankreas tümörünün moleküler özellikleri mi incelenecek? Bazı hastalarda her iki değerlendirmeye de ihtiyaç duyulabilir.
Özel Ankara Genetik Merkezi'nde pankreas kanseri genetik testi planlanırken hastanın patoloji tanısı, mevcut tümör dokusu, daha önce yapılmış moleküler testler, kişisel kanser öyküsü ve ailede görülen kanserler birlikte değerlendirilmelidir.
Germline genetik analiz planlanıyorsa uygun gen veya gen panelinin belirlenmesi önemlidir. Tümör moleküler analizi planlanıyorsa parafin bloktaki tümör miktarı ve kalitesi, incelenecek genler ve kullanılacak yöntemin kapsamı değerlendirilmelidir.
Amaç mümkün olan en fazla sayıda gene bakmak değil, hastanın klinik durumuna uygun ve sonucu yorumlanabilir bir genetik inceleme gerçekleştirmektir.
Özellikle pankreatik duktal adenokarsinom tanısı alan hastalarda güncel uluslararası yaklaşım, aile öyküsünden bağımsız olarak germline genetik testin değerlendirilmesi yönündedir. Çünkü kalıtsal patojenik varyant taşıyan hastaların bir bölümünde belirgin bir kanser aile öyküsü bulunmayabilir.
Germline testlerde BRCA1, BRCA2, PALB2, ATM, CDKN2A, STK11 ve DNA mismatch repair genleri gibi pankreas kanseri yatkınlığıyla ilişkili genler değerlendirilebilir. Panel kapsamı kişinin klinik özelliklerine göre belirlenmelidir.
Evet. BRCA1 ve BRCA2 değişiklikleri hem kalıtsal kanser yatkınlığı hem de bazı pankreas kanseri hastalarında tedavi seçenekleri açısından klinik öneme sahiptir.
Kalıtsal yani germline genetik test çoğunlukla kan örneğinden yapılabilir. Tümöre ait somatik değişiklikler ise genellikle tümör dokusundan araştırılır. Uygun hastalarda ctDNA temelli likit biyopsi de kullanılabilir.
Ailede pankreas kanseri bulunmaması kalıtsal genetik değişiklik ihtimalini tamamen ortadan kaldırmaz. Bu nedenle pankreatik adenokarsinom hastalarında yalnızca aile öyküsüne göre test kararı verilmesi yeterli olmayabilir.
Yalnızca germline yani kalıtsal bir patojenik değişiklik bulunması halinde çocuklar ve diğer kan bağı olan aile bireyleri açısından genetik geçiş söz konusu olabilir. Tümörde gelişen somatik mutasyonların büyük bölümü çocuklara aktarılmaz.
Evet. BRCA1/2, MSI-H/dMMR, NTRK veya NRG1 gibi belirli moleküler özelliklerin bulunması bazı hastalarda hedefe yönelik tedavi veya immünoterapi seçeneklerinin değerlendirilmesini sağlayabilir. Tedavi kararı hastalığın evresi, önceki tedaviler ve ilgili ilacın güncel endikasyonlarıyla birlikte medikal onkolog tarafından verilmelidir.
Germline genetik testin tanı sürecinin erken döneminde yapılması, sonucun tedavi planlamasında kullanılabilmesi açısından avantaj sağlayabilir. İleri hastalıkta tümör moleküler profillemesinin de tedavi seçenekleri değerlendirilmeden önce yapılması uygun olabilir.
Pankreas kanseri uzun yıllar boyunca büyük ölçüde tümörün yerine, evresine ve patolojik özelliklerine göre değerlendirildi. Günümüzde ise özellikle pankreatik adenokarsinomun genetik ve moleküler özellikleri de klinik karar sürecinin bir parçası haline gelmektedir.
Bir tarafta BRCA1, BRCA2, PALB2, ATM ve diğer genlerdeki kalıtsal değişikliklerin belirlenmesi hastanın ve ailesinin kanser riskini anlamaya yardımcı olurken, diğer tarafta tümörde yapılan moleküler analizler hedeflenebilir değişikliklerin araştırılmasını sağlar.
Bu nedenle pankreas kanseri genetik testi tek bir testten ibaret değildir. Hastanın klinik durumuna göre germline genetik analiz, tümör NGS analizi, MSI/dMMR değerlendirmesi ve gerektiğinde gen füzyonlarını araştıran DNA veya RNA temelli yöntemler birlikte değerlendirilebilir.
Özel Ankara Genetik Merkezi için pankreas kanseri genetik değerlendirmesi planlanırken amaç; yalnızca bir genetik sonuç elde etmek değil, bu sonucun hastanın ve gerektiğinde ailesinin klinik yönetiminde ne ifade ettiğini doğru şekilde ortaya koymaktır.
Merkezimizde başlıca genetik danışmanlık, sitogenetik, moleküler sitogenetik, moleküler genetik alanlarında hizmet verilmektedir. Merkezimize başvuran hastalarımızın genetik nedenli olduğu düşünülen problemlerine güncel bilgi ve teknoloji kullanılarak yardımcı olunmaktadır.
Kromozom bozuklukları, genetik hastalığın önemli bir kategorisini oluşturur. Sitogenetik testler, kromozomların sayısı ve morfolojisini incelemektedir.
İnsan sağlığının bozulmasına neden olan ve yaşam düzenini değiştiren hastalıklar, moleküler testler aracılığıyla tanı ve tespiti yapılmaktadır.
Moleküler biyoloji ve sitogenetik tekniklerin birlikte kullanımı ile rutin kromozom analizlerinin kapsamını genişleten ve tanı değerini yükselten bir disiplindir.
Kanser tedavisinin başarısını, kanserin erken evrede teşhisi büyük oranda etkilemektedir. Genetik tanı merkezimizde bir çok kanser testi yapılmaktadır.



Genetik analiz ve klinik danışmanlık hizmetlerini, en güncel bilimsel bilgi, tanı ve tedavi yöntemlerini kullanarak, en yüksek teknoloji ve kalite standartlarında, hizmet sunuyoruz.
- Her türlü hastalık riskine rağmen insanlara yardım ettiler.
- Yolumuzun Dilara Hanım ile kesişmesi bizim için şans oldu.
- Beni ve tüm ailemi bu sıkıntıdan kurtardınız
Tüm YorumlarDeğerli Ankara Genetik ailesi, başta Dilara hanım olmak üzere özverili bir şekilde kendilerini işlerine adamış diğer tüm Ankara Genetik çalışanlarına tebrik ve teşekkürlerimi iletmek isterim. B{...}
12.06.2022Ankara Genetik Ailesine; Eşim ve ben uzun zamandır çocuk sahibi olmak istiyorduk. Daha önce 5 kere başarısızlıkla sonuçlanan tüp bebek denememiz oldu. Tavsiye üzerine Ankara Genetiğe gelip Dil{...}
09.06.2022Özel Ankara Genetik Ailesi; Tavsiye üzerine sizinle tanıştım. Eşimle planladığım çocuk düşüncesi üzerine genetik danışmanlığına geldik hiç bir ücret ödemeden bize 90 dk genetik danışmanlık ver{...}
09.06.2022